2 Temmuz 2013 Salı

Uzaktaki Ada,Gökçeada...



Kabatepe Limanı'ndan geçtiğim Gökçe Ada,şehrin gürültüsünden ve kalabalığından sıkılan insanların kafa dinleyip doğayla başbaşa kalmak isteyebilecekleri bir mekan. Ancak tatil kavramını sabaha kadar dans ve alkol olarak düşünenlere Gökçe Ada'yı önermiyorum.




Adada baskın bir Rum atmosferi olmakla birlikte adanın yerli Rum nüfusu 200 civarındadır.
Adanın kuzey sahilinde yer alan Kale köydeki bir kaç pansiyon-motel karışımı yer ucuz ve temiz bir konaklama olanağı sağlamaktadır.Konakladığımız otel-pansiyon tarzı yerin komşu binası bir Rum kilisesiydi.



Adada çok sayıda köy bulunmakla birlikte bunların bir kaçını görme olanağı bulmuştum.Şirinköy, Uğurlu, Eşelek, Yeni Bademli çok şirin köylerdir ancak pek fazla nüfus barındırmadığından çok dikkat çekici oldukları söylenemez.




Adada gidilip görülmesi gereken köyler genellikle Rumlara aittir.Rumlara ait olan başlıca köyler Zeytinli, Tepeköy ve Dereköy'dür. Dereköy adanın en büyük Rum köyü terk edilmiş bir atmosferi vardır.Köyde bulunan evler hala eski ihtişamını korumaktadır,bunun nedeni ev sahipleri genelde yazları gelip,buralarda tatilini yapmaktadır ve evlerini korumak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.Bu Rum köylerinden herhangi birisine gittiğinizde salaş bir köy kıraathanesine oturup dibek kahvesi içmenizi şiddetle tavsiye ederim.Öğrencinin pek cebinde para olmaz ama biz Gökçeada'ya gittiğimizde paramızın yetmeyeceğini düşünmüştük ancak adadan ayrılırken cebimizde o kadar harcamamıza rağmen fazlaca para kaldığını gördük.



Peynir Kayalıkları
Adanın bir başka özelliği ise bol miktardaki su kaynağıdır. Bu sayede ada kendi kendine dışa bağlı olmadan yetmektedir. Ayrıca adada bol miktarda küçük baş hayvan bulunmakta, bu hayvanlar sahipleri tarafından araziye başıboş bırakılmış ve doğada yetişmektedir. Adada ayrıca arıcılık da yapılmaktadır. Adada yemeniz gereken şeyler et türleri, balık ve baldır. Et yukarıda saydığım sebepten dolayı çok lezzetlidir. balık ise doğrudan denizden tabağınıza gelmekte. Bal ise tadından yenmez. Eskiden keçi peyniri de üretilirmiş ancak Rumlar gidince kimse keçi peyniri üretmez olmuş yada ilgilenmek istememişler.

Adanın Marmaros denilen sahilinde ise tüplü dalış yapılabilmektedir.Bir çok deniz canlısını yakından görmek isterseniz dalış yapabilirsiniz.Peynir Kayalıkları'nıda ister adayı arabanız varsa dolaşarak görebilir yahut sahilde bulunan bir tekne yardımıyla dalış yapmak isterseniz de görebilirsiniz.



Adaya ulaşım feribotla sağlanmakta olup adaya mutlaka arabayla gitmelisiniz. Adada her yere yol bulunmakta ancak ulaşım olanakları çok yetersizdir. Ancak adaya günü birlik gitmekte mümkündür ancak sabah ilk vapura binmenizi tavsiye ederim,çünkü adaya varmak aşağı yukarı 2 saat sürmektedir. Çanakkale'den de Gökçeada'ya vapur bulunmaktadır ancak ben Eceabat-Kabatepe Limanı'ndan geçmiştim,Gökçeada'ya.

Dereköy'de bir Rum evi.

Gökçe Ada'dan aklımda kalanlar ve sizin için toparladıklarım bu kadar ancak gidip gördüğünüzde,dönmek size çok zor geleceğinden emin olabilirsiniz.


Yapmadan Dönme ;
  • Adanın güzel,berrak koylarında dalış yapmadan
  • Rüzgar sörfü deneyimi yaşamadan
  • Gökçeada bağlarını gezmeden
  • Gökçeada üzümünden elde edilen şarabı tatmadan
  • Zeytinli Köyü'nde dibek kahvesi içmeden dönme.