27 Nisan 2013 Cumartesi

Ben Bursa'da iken...




Gene bir hafta sonu daha cebimde üç beş kuruş para ya var ya yok.Ama kanıma girdiler bir kere Bursa'ya gidiliyor. Bunu duyunca ben dururmuyum.Arkadaşlarım benden önce Bursa'ya gitti,otostopluk vaktim yoktu ve hava yağmurluydu.İzmit otogardan atladım ilk Gemlik arabasına ve vardım Gemliğe.Orhan Veli'nin dediği gibi “Gemliğe doğru denizi göreceksin sakın şaşırma.”.

Gene kalacak bir yerim vardı,arkadaşım Gemlik'te kalıyordur ve ilk günümü Gemlik'te geçirdim.Gecenin geç saatlerinde araba ile Atatepe denen bir yere çıkardılar beni,manzara gerçektende mükemmeldi,soğuk rüzgara pek dayanamadım ve geri döndük.

Ertesi gün kahvaltıdan sonra oyalandıktan sonra,şehir merkezine doğru yola koyulduk ve yol üstünde bir İnegöl köftesi yedik.




Köftelerimizi yedikten sonra Bursa gezimize başladık ve Orhangazi'den yola çıktık.İlk önce Anatolium-İkeada zaman gerçirdik biraz.Bir siyasi partinin mitingi dolayısıyla Bursa trafiği oldukça sıkışıktı.Kent Meydanından başladık geziye ve gerçekten oturmuş bir şehir olduğunu daha ilk adımında sezdiriyordu Bursa.Kent Meydanında bir süre oyalandıktan sonra Orhangazi'nin bulunduğu türbeyi ziyaret ettik.Ardından Bursa'yı kesintisiz gören bir manzarada çay içtik.Buralarda çok oyalandıktan sonra Altıparmak'tan Heykel'e doğru çıkmaya başladık ve önce Kılıçkalkan evine uğradık ardından Heykel'de bir kahve molası verdikten sonra tekrar yola koyulduk.Ardından eski tiyatro olan Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunun Birkaç fotoğrafını çektik ve tekrar yola koyulmaya devam dedik.Tarihi Irgandılı Çarşı Köprüsünü görmeden gitmek olmazdı orayada uğradık.Buradan hediyelik eşya alabilirsiniz,fiyatlarıda çok uygundur.Her şey tamama dedikten sonra sıra Ulu Cami'yi görmeye geldi.İhtişamıyla Heykel'i süslüyordu aslında.Gerçekten de Bursa'ya geldimi görülmesi gereken yerlerden biridir Ulu Cami.

Ulu Cami






Ulu Cami'nin içi.

Bu kadar gezip dolaşmanın ardından karnımız açıktı tabikide,Bursa'ya gelipte yemeden dönmek olmaz iskenderi.Ben Mavi Köşe'de yemek istedim İskender'i ancak sıra vardı ve orada yiyemedik.
İskender İskenderoğlu'nda yemeğe karar verdik,burada söylemek istediğim iskender güzeldi,hijyen ve sunumda güzeldi ancak tat aynı tattı değişen bir fark yoktu.Bir kutu kola ve bir porsiyon iskender 25 tl,gelipte yemek olmazdı,bizde verdik parayı.

Yemeğimizi yedik ve akşam olduktan sonra Çınaraltı'ya çıkmaya karar verdik,önce Uludağ yolunda Bursa manzarası eşliğinde arabanın içinde çay içip sohbet ettik.Rusya'daki arkadaşımın doğum gününü görüntülü bir şekilde kutladıktan sonra :).Çınaraltı'na yola koyulduk.Saat gece 2'yi gösteriyordu Çınaraltı'na vardığımızda ve kapkaranlık bir ortamla karşı karşıya kaldık ama bu eskipatikçilere engel değildi.İndik arabadan ve Çınaraltı'nın dibine gittik ve tarihi yazılarını okuduk,burada da soğuğa dayanamadım ve tekrar arabaya döndük.Her şey tamam gibiydi bir günde
ancak bu sefer Bursa'ya gelipte gece hayatını görmeden olmaz dedim ve cafe&bistro tarzı yerleri yokmu diye sordum.Sorduğum içinde mutluyum,FSM denilen bölgesinde oldukça fazla cafe&bistro vardı ve gerçekten de ortam çok hareketliydi,gecenin 2'sinde adım adıcak yer yoktu diye bilirim.Bir mekana oturduk ve bir şeyler içip,muhabbet ettikten sonra Gemliğe dönüş başladı ve güzel Bursa'yı da görüp,her güzel şeyin bir sonu olduğunu kendi kendime söyledim.

Cumhuriyet Caddesi


Bursa'da Yapmadan Dönme.

1-Ulu Cami'yi görmeden
2-Çınaraltı'na çıkmadan
3-İskender yemeden
4-Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunu görmeden
5-FSM'de bir şeyler içmeden

Dönme...