11 Mart 2013 Pazartesi

Eren Çakır Eski Patikçiler İçin Saraybosna'yı Anlattı.



Saraybosna , Boşnak dilinde Sarejevu.Geçmişden günümüze kadar çok acı çekmiş  ve bu acıların izleri hala silinmemiş bir şehir.Bu şehir Avrupa'nın,Kudüs’ü olarak anılır çünkü Sarajevo nüfusunun %50 si Müslüman iken %30 Ortodoks %17Katolik ve %5 Yahudi.Böyle bir şehirde dini mimari açıdan zenginlikler görebilirsiniz.


Gazi Hüsrev Camii Saraybosna’nın kalbi olan Başçarşıda inşaa edilmiş ve mimarı Mimar Sinandır. Bosna Savaşı sırasında Saraybosna'da yer alan tüm kültürel ve dinî eserleri ortadan kaldırmayı amaçlamış bulunan Sırp ordusunun başlıca hedeflerinden haline gelmiştir. 1996 yılında dış yardımlarla tamir edilmiş olmakla beraber, Suudi Arabistan tarafından sağlanan malî desteğin etkisiyle aslına sadık bir şekilde Osmanlı mimarisine uygun biçimde restore edilmiştir.
Bir diğer dini mimarı ise Ferhadiye Caddesinin ortasında bulunan Katolik kilisesi.Şehrin en önemli yerlerinden birinde kurulmuş bu kilise mimarisi ile sizi kendine hayran bırakabilir.




Gazi Hüsrev ve Katolik kilisesine göre şehirden uzakda kalsa Sırp Ortodoks kiliseside mimarisiyle öne çıkan bir yapı.Bu kilisenin yanında yer alan park da satranç oynayan , yada torunlarını gezdirmeye gelmiş yaşlı insanlarıda görebilirsiniz


Savaş sırasında Sırp çetniklerin ateş altında bıraktığı Osmanlı Kütüphaneside restore işlemleri ile eski görüntüsüne kavuşuyor.Bir kütüphaneden çok Saraya benzeyen bu yapıda sizi mimarisiyle kendine hayran bırakabilir.

Hemen Kütüphanenin yanında herkesin bildiği bir olayın gerçekleştiği yer var.Meşhur Birinci Dünya Savaş’ında Avusturya Macaristan Veliahtının öldürüldüğü köprüde hemen orada yer alıyor.


Saraybosna'nın etnik yapısına geldiğimizde tarihin kültürel izlerini taşıdığı kadar.Osmanlı'dan gelen tarihi kardeşlik bağlarını da korumayı sürdürüyor.Türklere karşı burada bir yabancılama kavramı göremezsiniz.Genelde sizlere selamunaleyküm diye selam verirler,dinleri ne olursa olsun.Tarih boyunca biz kardeştik,bizi yönetimler ayrı düşürmeye çalıştı anlayışındalar.Bu Bosna genelinde de aynı şekildedir.Türkiye'yi gidip görmemiş birisi de Türkiye'de bulunmuş kadar,Türkiye'yi tanır ve anlatır.Bunun nedeni yaşadıkları bölgede oldukça Türk asıllı kişilerin bulunması ve komşuluk ilişkilerinin zerre kadar bozulmamış olmasından kaynaklanır.





Bosna’ya Türkiyeden gelen insanların çoğu Saraybosna’yı Bursa ya benzetiyor.Bu benzetimin sebeblerinden biride şehrin kalbi olarak anılan Başçarşıda bulunan Sebil.Bursa’dakiyle aynı olan bu Sebil Saraybosna’nında simgesidir.



Osmanlı zamanında kalma Hanlarda mevcuttur bu şehirde.Şimdilerde cafeye çevrilmiş bu cafeler genç , yaşlı , turist herkesin ilgisini çekmektedir.


Mimari güzelliğinin yanında doğal güzellikleri ilede Saraybosna güzel bir şehir ismini hakediyor.Saraybosna 4 tarafı dağlar ile çevrili bir şehir.Bu sebepden güneş fazla gözükmez bu şehirde.Güneş batışını izlemek için Başçarşının üst tarafında kalan sadece taksi yada şahsi arabanızın gidebileceği tabya yer alıyor.Burada kahvenizi yudumlarken Saraybosna’yı yüksekden izleyebilirsiniz.


Bu yol üzerinde bulunan Boşnaklar için önemli bir insan olan Aliya İzzet Begoviç’in mezar anıtını da ziyaret etmeden geçmeyin.Ayrıca tarihin kötü sayfalarından biri olan Srebrenıca'da ölen kişilerin mezarlarını da görebilirsiniz.




Önceden de belirttiğim gibi doğal güzelliklerinide unutmamak lazım.Şehrin sınırları içerisinde olan ama Başçarşıya uzak olan Ilıdza’da Vrela Bosna parkına gitmenizi şiddetle tavsiye ederim.Tramway ile rahatlıkla gidebileceğiniz bir yer.

Boşnaklar burayı cennet diye adlandırıyorlar.Artık boşnaklar değil kim oraya gittiyse cennet diye adlandırıyor.

Gece Ferhadiye caddesinde bir tur atmanızıda tavsiye ederim.Sebilden başlarsanız Osmanlı-Avusturya-Macaristan-Komünist mimarisini sıra ile görebileceğiniz düzenli bir cadde.




Ve Yugoslavya zamanında Tito’nun 3 büyük şehre yaptırdığı özgürlük ateşinide unutmamak lazım.



Bosna’ya gelip Boşnak böreği yemeden gitmeyin tabiki.En iyi börekçileri Başçarşıda bulabilirsiniz.Ama ilk gözünüze çarpana girmekdense sorun ve araştırın.Boşnak böreğinin dışında Boşnak kebabı olan Cevapi yemeden kesinlikle ayrılmayın Bosnadan.Tatlı olarak Palacini yiyebilirsiniz.Krep arasına çikolata sürülmesi sorunu ortaya çıkan bir tatlı.Biz Türklere göre basit ve tatsız gelebilir.Şiddetle tavsiye atmem gereken şey ise Boşnak Kahvesi.Türk kahvesinden daha iyi olduğunu düşündüğüm bu kahve yi MoricaHan da içebilirsiniz.



Cevapi.

Saraybosna'da Yapmadan Dönme ;
  1. Tito Ateşine Uğramadan.
  2. Gazi Hüsrev Camini Görmeden
  3. Aliye İzzet Begoviç Anıtını Görmeden
  4. Sebilden Su İçmeden
  5. Cevapi - Boşnak Böreği Yemeden


Eren Çakır'a Teşekkürler...

Düzenleme : Samet Yüzgen