28 Şubat 2013 Perşembe

Ege'nin İncisi Ayvalık...

Dünyanın neresinde yaşanılır derseniz,ben size Ege derim ama nerede bir ömür geçirilir diye sorarsanız işte o zaman size Ayvalık derim.Ayvalık düzenli olarak gitmesem de elimden geldiğince gitmeye çalıştığım bir yerdir.

Ayvalık'ta neden mi bir ömür geçirilir. Bozulmamış bir doğa ve alabildiğine zeytin ağaçları,kusursuz bir oksijen alanı.Bozulan tatil kasabalarına inat,ayakta durmayı başarabilen bir yer.Tarihi rum evlerinin arasında geçen zamanlar gerçekten de insanın kendini bulabildiği bir yer oluyor.Bir de buna Ege'nin masmavi suları eklenince gerçekten de hayatın aslında pekte önemi kalmıyor.

Öncelikle Sarımsaklı'dan yola çıkalım,tertemiz bir kumsalı olan Sarımsaklı'da 5 yıldızlı otellerden,pansiyonlara kadar bir çok konaklama alanı mevcut ve geceleride sahil şeridi panayır alanı gibi hareketli oluyor.Ben en son arkadaşlarımla gittiğimde Sarımsaklıya 2-3 km olan Sözer Motel de kalmıştım.
Sarımsaklı'da ne yapılır derseniz,Sarımsaklı'dan kalkan 15-20 Liralık tekne turlarına katılmanızı tavsiye ederim.Bunların bir çoğunda yemek dahil olanıda mevcuttur.



Gelelim Cunda'ya (Alibey Adası) : Osmanlı-Rum yaşam tarzını gözlerinizi kapatarak düşünmeye başlayın.Eğer bunu düşünebildiyseniz işte böyle bir yer var burası Cunda.Cunda sahil şeridinde ilk olarak bir tur atmanızı öneririm,nerede ne var,ne yok öğrenmeniz görmeniz için ancak tur atarken elinizde sakızlı dondurması yada lokması olmasını tavsiye ederim.
Cundaya girdiğinizde güneş saatini deneyerek kontrol edebilirsiniz ancak hep doğru çıkacağı için pek bir şey diyemem.Cunda'da bulunan ufak çarşıya da girmeyi unutmayın eğer öğrencyseniz sizin için daha iyi olacak çünkü çok ucuza çok güzel şeyler bulabilir,hatta kitap bile alabilirsiniz.Çarşıyı gezerken tamda güzel bir yerinde Taş Kahve bulunmaktadır.Türk kahvesinin tadını bir de Taş Kahvesi'nde deneyin.

Akşam acıkmaya başladığınızı hissettiğinizde Cunda boyu ufak bir yürüyüşe çıktığınız bir sürü restaurant göreceksiniz sizin için hangisi uygunsa kesenize,ağzınıza göre oraya oturun.Cunda'ya gelipte rakı-balık yapmadan olmaz.Çok uçuk fiyatları yok biz 4 öğrenci olarak gittiğimizde kişi başı 35 lira vermiştik ve güzel bir çipura eşliğinde kadehlerimizi kaldırmıştık.Sınırsız meze çesidide cabası.Denizin dibindeki masalarda güzel bir akşam geçireceksiniz.


Aşıklar Tepesi-Değirmen : Cunda'nın simgelerinden biri olan Aşıklar Tepesi'nde bulunan Değirmen,Rahmi Koç tarafından restore edilmiş ve kütüphaneye çevrilmiş.Bir çok kitap ve sanatsal eşyayı içinde barındırıyor.Ayrıca süper manzarası ile sizi sizden alacak olan Değirmen'i gideceğiniz rotalar arasında bulundurun.
Taksiyaris Kilisesi : Ayvalık merkezde bulunan kilise,duvarındaki kitabe tarihlerinden dolayı 1844 yılında yapıldığı anlaşılıyor.Ayrıca kapı sütunlarında ve merdiven basamaklarında sarımsak taşı kullanılmış.Uzun yıllar tekel deposu olarak kullanılmış olan kilise zamanla koruma altına alınmış ve günümüze kadar kalabilmiştir.   

Şeytan Sofrası : Burada şeytanın ayak izinin olduğu düşünülen bir kaya parçası  mevcut,insanlar dilek dileyip para atıyorlar bu kaya parçasına bunun yanında eşsiz bir manzarası bulunmaktadır.Bu manzaradan etkilenmeyecek kimse tanımıyor hele ki gün batımında burada bulunursanız.Uçurumdan ayaklarınızı sallamayı unutmayın.

Şeytan Sofrasından bir görüntü.


Ayvalık'ta yapmadan dönme...

  • Ayvalık tostu yemeden
  • Cennet Tepesi'ne çıkmadan
  • Sarımsaklı'da denize girmeden
  • Şeytan Sofrası'nda gün batımını izlemeden
  • Arnavut kaldırımlarında yürümeden
  • Cunda'da Rakı-Balık-Ayvalık yapmadan.