25 Şubat 2013 Pazartesi

Adrasan Koyu



Antalya'dan direkt dolmuş seferleri çok nadir olmasına rağmen, Finike dolmuşlarıyla Çavuşköy sapağına kadar gelip rezervasyon yaptırdığınız herhangi bir pansiyonun ya da otelin aracıyla bol taşlı ve virajlı bir yolculuktan sonra ulaşabileceğiniz bir yeryüzü cenneti, yorgun ruhlar için meditasyon gibi bir beldedir. 


Antalya Otogarı'nda klimalı otobüsten inerken kapı açılır açılmaz yüzünüze alev topları çarpar ve daha tatilin ilk gününden oradaki keşmekeşi görüp birazdan üzerinize yapışacak t-shirtünüz için kara kara düşünmeye başlarsınız. Kendinizi neredeyse beş dakikada bir kalkan Finike dolmuşlarından birine atar, kitabınızı açıp arada manzaraya baka baka Kemer yolu üzerinden harikalar diyarına doğru yol alırsınız zira buraya yaklaşmaya başladığınızda Antalya merkezinin nemli ve boğucu havasından kurtulur, ılık rüzgarlı bir yayla havası teneffüs etmeye başlarsınız. Sapağa geldiğinizde sıkıntı yaşamak istemiyorsanız, anlaştığınız tesisle henüz otogardan çıkmamışken irtibata geçmeniz önerilir. Adrasan'a ulaşım imkanları kısıtlı olduğundan; otel ve pansiyon sahipleri, müşterilerini sapaktan alıp kalınacak yere kadar götürme çözümünü bulmuşlardır. Belde halkı yolların asfalt olmamasının sebebinin politik olduğu görüşünde birleşmektedir. Ayrıca beldede herhangi bir atm ya da banka şubesi bulunmadığı için yeteri kadar nakitle gidilmesi tavsiye olunur çünkü her ihtiyacınızı kredi kartıyla karşılamanız mümkün olmayabilir. Paranız biterse bir eşyanızı rehin bırakıp araba kiralayın ve atm bulunan en yakın yer olan Çıralı'ya gidin.Aslında bu kadar da abartmayalım buradaki insanlar harcamalarınız A4 kağıdına yazıyor yani harcamalarınızı tatil sonunda kolaylıkla ödeyebilirsiniz.

Beldede geçen yaz için geceliği 50 liradan sabah ve akşam yemeği dahil gayet hoş pansiyonlar bulmak mümkündü.Bu yerde yapılabilecek en eğlenceli aktivitelerden birini sorarsanız, Adrasan Koyu'ndaki iskeleden Ramazan Kaptan'ın haftada 3-4 kez düzenlediği mavi turlara 30 lira karşılığında katılmanızı şiddetle öneririm. Öyle ki, bu turlar, Akvaryum Koy'undan,Fosforlu mağara'ya, Suluada'dan Olimpos'a kadar tur başı 7-8 koy gezebileceğiniz dolu dolu aktivitelerden oluşmaktadır. bugüne kadar yüzmekten en çok zevk aldığım, en temiz yerler de bu koylardı. (artık olimpos hariç) bir koyda siz yüzerken Ramazan Kaptan ve yaveri Tigra denizden kendi elleriyle tuttukları çipuraları kızartır, salatayı tabağa döker, hanımının akşamdan hazırladığı harika dolmaları da yanına ekler; siz de denizden çıkar, bunları soğuk bira eşliğinde afiyetle yersiniz. Bir diğer koyda çeşit çeşit meyveyi afiyetle mideye indirir, bunun üstüne diğerinde kaptanın yüzmek suretiyle kayaların arasından çıkan buz gibi suyu getirip demlediği nefis çayı bisküviyle tadıp nirvanaya ulaşabilirsiniz.Bunların en güzel yanı ise bütün bu saydıklarım başta verdiğiniz ücretin içindedir.



Yüzmek için tavsiye edebileceğim en güzel plaj ise; dibi taşlık olan Sinemis plajıdır. (kumluk olan değil) plajın işletmecileri olan kadirşinas aile plaja girişten, şemsiyeden, şezlongdan, çay ve nescafe'den para almamaktadır, sadece açık hava restoranında yemek yerseniz hesap gelmektedir. Plajın hemen yakınındaki ördekli dere üzerindeki gözlemecilerde bulunan sedirlere ya da hamaklara uzanıp sipariş ettiğiniz çeşit çeşit gözlemelerin ve buz gibi köpüklü ayranların gelmesini de keyifle beklemeniz mümkündür.

Sinemis Plajı


Öte yandan trekking meraklıları için bölgede ormanın içinden geçen harika bir patika yolun bulunduğunu da eklemeliyim. Kime sorsanız gösterir.
Sonuç olarak, bünyesinde faaliyet gösteren birçok işletmenin, teknenin bulunduğu şirin belde de çok güzel vakit geçirebilirsiniz.Bu şirin belde "Her sene ultra her şey dahil otellerde, jack daniels yerine john daniels; malibu yerine maribu içiyoruz, kapkara animatörlerin sıradan oyunlarını oynuyor, apaçilerle eller havaya yapıyoruz yeter sıkıldık" diyenlere hiç düşünmeden beni de ziyaret edin diye bağırmaktadır. Öyle ki, burada içilen suyun da biranın da tadını her yerde arıyorsunuz. hele ki o koy manzarasına tepeden bakarak, harika bir müzik eşliğinde havuz başında serin serin yediğiniz akşam yemekleri yok mu? 



Tatil sırasında Olimpos'ta dinlediğim ve aklımdan çıkmayan şarkı.Bazı şarkılar bazı anıları hatırlatır,bu da o şarkılardan biri.