24 Aralık 2012 Pazartesi

İzmir Günlüğü


Canım sıkıldığında ve yapabileceğim bir şeyler yokken ortalıktan kaybolmak,bir yerlere gitmek,bir yerlere kaçmak tutkumdur.
Gene böyle bir hafta sonu arifesiydi ve ne yapabilirim diye düşündüğümde önce bir sırt çantamı hazırlayayım dedim ve başladım işe koyulmaya.Fotoğraf makinemi,çakımı,bir kaç eşyamı koyduktan sonra yağmurlu bir akşam üstünde şehirler arası otobüs terminalinde aldım soluğu,yarı kahkahalı bir şekilde İzmir diye bağıran bir otobüs firmasının çalışanı sayesinde aslında nereye gideceğimi çoktan kararlaştırmıştım.En sonda İzmir'de kararımı kıldım.Daha önceleri de gitmiştim ama genellikle mevsim yazdı ve oradaki üniversitelerde okuyan arkadaşlarımla da görüşmeyeli çok olmuştu.Onlara telefon açtıktan sonra,öğrenci işi bir otobüs bileti bulmaya geldi sıra.Başladım bütün İzmir'e giden firmalara sormaya en sonunda uygun fiyata gidebileceğim bir bilet buldum ve atladım İzmir arabasına.


Sabah saat 7 sularında İzotaş'a (İzmir Şehirler Arası Otobüs Terminali) varmıştım.İnip bir fincan kahve içtikten sonra,Bornova'ya geçmek için minibüse bindim ve Ege Üniversite'sinin önünde aldım soluğu.
Arkadaşımın ders bitimini bekledikten sonra,biraz Bornova'da konuşup,hasret giderdik.Yol yorgunluğumu atmam gerektiğini söyledim ve eve geçer geçmez kanepede uyuya kalmışım.



Gelelim evin yerine,evin konumu çok iyiydi.Çünkü ev Alsancak Kıbrıs Şehitlikler Caddesi'ndeydi,daha önce gitmemişler,merak ederse burası Beyoğlu/İstiklal Caddesini andırabilir.İstiklal'in tadı başka olsada...İzmir lokasyon bakımından çok iyi kurulmuş bir şehir olduğunu her yerden belli ediyordu.

Hafta sonu İzmir'i talan etmekte kararlıydım ancak tamda böyle gerçekleşmedi.Çünkü ilk günümde sağanak yağmur nedeni ile sadece Alsancak'ta gezip,dolaşıp bir şeyler yiye bildim.Alsancak mekanları gerçekten güzeldi.Eğlenceli,neşeli ve konuşmayı seven insanlarla doluydu çevrem.bu yüzden Alsancak'ta geçirdiğim gün hava koşulları nedeniyle sıkılsam da gayet güzel geçti.




Son günüm ve erkenden uyandım.Daha kargalar kahvaltısını etmeden ben attım kendimi sokağa,gerçekten güzel bir gün olacağına benziyordu,güneş vardı bu sefer.Kordon'a yürüyerek ,biraz fotoğraf çekimi,biraz yürüyüş derken kahvaltı zilleri çalmaya başladı,midemde ve Kordon'da çok güzel bir kahvaltı eşliğinde denizi izledim.Gerçekten güzel bir kahvaltı tabağına ve sınırsız çaya 10 TL ödedim.
Biraz daha Kordon'da yürüdükten sonra Karşıyaka'ya geçmeye karar verdim ve atladım ilk gelen vapura.İzmir'in güzel yanı ise ulaşımı çok rahat olması ve belli başlı ilçelerine vapurla seyahat edebilmenizdir.Karşıyaka'da indikten sonra çarşısında adım atılmayacak yer bırakmadım,öğrenciler için belli başlı kulak aşinalığı olduğumuz mekanları var ve gerçekten de öğrenciler için uygun fiyatlar sunuyor yemek ve içmek konusunda.Güzel bir günün ardından tekrar Alsancak'a geri dönmüştüm ve arkadaşlarla son gecemizi güle oynaya hoş sohbet ile geçirdikten sonra akılda kalan güzel İzmir'e tekrar gelmek düşer.

Kordon

Yapmadan Dönme ;
- İzmir insanı ile sohbet etmeden
- Alsancak'ta kaybolmadan
- Vapura binmeden
- Boyoz yemeden
- İzmirli sevmeden

Dönme...



Not : Eğer öğrencilik yıllarınızda bir yerleri görmek istiyorsanız bence İzmir'den başlamalısınız.


Güzel zaman geçirdiğim bu şehirin güzel şarkısı.Bu şarkıyı Alsancak'ta güzel bir mekanda dinlemiştim ve çok beğenmiştim,belki sizde beğenirsiniz.